NSO

Heyet Tahrir el Şam” ın İdlip’teki şeriat birimleri, kişisel özgürlüklere açık karışma ve “Din” adına sayısız ihlaller

“Heyet Tahrir el Şam”a tabi “Sava’id el Hayır” biriminden kadınlar, İdlip şehrinin okullarına “kız öğrencileri başörtünün önemi hakkında bilinçlendirmek” amaçlı tur sırasında – İba Ajansı

İdlip ilinde yaşa

yan siviller, şehrin güvenlik kontrolünü sıkı bir şekilde eline “Heyet Tahrir el Şam” a tabi “Şeriat” birimleri tarafından özgürlüklere kısıtlama, fiziksel ve sözlü saldırılara maruz kalmaktadır. Heyet, “Ahlakı koruma ve fazileti yayma” amacıyla davet kuruluşları ve ofislerinin yenilenen sürümleri aracılığıyla sakinlere psikolojik baskı yapmasına yol açan “Ahlaki yaklaşımını” u
ygulamak istemektedir.

İdlip ilinin sakinlerinin birçoğu, bu ofislerin unsurlarının oradaki ahaliye haksız yere kabalık, genel yaşam faaliyetlerini yasaklamaları, kadınları belli kıyafet uygulamaları ve ek olarak karma bahanesiyle sitem –belki de darp etmek- ile kötü davrandıkları hususunda hemfikirdirler. 

Bu raporda, konu hakkında İdlip sakinlerinin birkaçının tanıklığını inceleyip çarşı, barikat, tesis ve umuma mahsus yerlerde olmuş ve hala olmakta olan bir kısım ihlalleri gözlemleyeceğiz. Bu olaylar İdlip’in yerlisi, göçmen veya diğer Suriye illerinden tehcir edilmişlerin duyduğu kin karşısında bu yaklaşımın sürdürülebilirliği hakkında bir adet sorulara yol açmaktadır. 


Sarkıntılar ilk barikatlarda başlamıştı

Başta “Nusra Cephesi” ve “İslamî Ahrar el Şam” hareketi, “Ceyş el Fetih” (Fetih Ordusu) harekât merkezi içerisindeki gruplar 29 Mart 2015’te İdlip şehrini Esad rejimi güçleri elinden alması akabinde cihat okulundan ilham alınan “ahlak” vizyonunu uygulamaya başlayarak “Davet ve Vakıflar için El Fetih” olarak tanınan heyeti ve ondan çıkan “El Fetih El Daevi” Ofisi adı verilen birimi kurmuştur. 

İdlip ahalisi, o zaman bu ofisin şehrin çarşı ve umumi yerlerde davranış biçimine şaşırdığı gibi kadın ve erkeklerin karma durumuna düşmemesi, çarşıların genelde yaşadığı anlaşmazlık ve dolandırıcılık olaylarını zapt etmek üzere ticari dükkânlar arasında tur atmak yoluyla aşırı daraltma ve kişisel yaşama karışma olaylarına tanıklık etmiştir.

2015 yılı yazın “Said” (35 yaşında İdlip’li bir genç) aracını şehre doğru sürüyordu. “Cephet el Nusra” barikatı yolunu kesti ve unsurlarından biri “Nusra Cephesi” ve diğer İslami grupların vacip bir İslam gereği olarak gördüğü yüz örtüsünü kastederek “Eşin neden peçe takmıyor?” diye sordu.

Said’in NSO’ya ifade ettiğine göre kendisi ile “edepsiz, kaba” olarak betimlediği barikat unsuru arasında tartışma çıktığı, eşinin başörtülü olup kendisiyle camları kapalı özel araçlarında olduğunu anlatma çabaları boşa çıktığı ve üzerine günah işlemiş biri olarak unsurun kendisini azarladığını söyledi. Said “Eşimle İdlip’e hatta bu barikatlar yüzünden herhangi bir bölgeye gitmekten nefret etmeye başladım.” Yorumunu ekledi. 

Said’e olanlar “Muhammed’e” olanlara benzemektedir. Sermin beldesi ile İdlip şehri arasındaki yolda giderken 2016 yılının kasım ayının sonunda Heyet unsurları tarafından eşiyle bindiği umumi minibüs durdurulup unsurlarından biri çıkıp Muhammed’e “Bu bacı eşin mi?.. Bunu ispatlayacak bir şey göster” diye sordu.

“Muhammed” (Şam kırsalından Dareyya şehrinden tehcir edilmiş) bu istek üzere şaşırdığında 30 yaşlarında uzun sakallı bir unsur eşiyle evliliğini ispatlamasını istedi ve daha sonra barikata indirdi.

Silahlı unsur kadına yaklaşarak soru silsilesine başladı. “Eşin mi O? Adı, babası ve annesinin adı ne…”. Yüzüne hoşnutsuzluk ve razı olmama belirtileri olan Muhammed olaya yorum olarak “İdlip’i özgürlük ve 2011 devriminin ruhuna doymuş zannederdim ancak bu ve akabindeki benzer hikâyeler başta Heyet Tahrir el Şam olmak üzere tüm İslamî gruplara karşı düşüncemi değiştirmiştir.” Dedi. Suriye’nin kırsalları ve özellikle de İdlip kırsalı Suriye’nin şehirlerinde yaygın olan örf ve adetlerin günahından özgürleşmiş olmasıyla tanınmaktadır. Çevrenin tarımsal tabiatı, akraba ve komşularla günlük samimi iletişimi bu özgürleşmeyi dayatmaktadır. Ancak 2016’nın sonbaharında olan orada yaşanan yaşam belirtilerinin kısıtlanmasında katkısı olmuştur. 

Beldelerin birinin barikatında ve zeytin hasat mevsiminin başlamasıyla “El Nusra” barikatının unsurları genç erkek ve kız ile yaşlı kadınlardan oluşan tam atölye taşıyan Ebu Mahmud’un minibüsünü durdurdu.

Ebu Mahmud NSO’ya: “unsurlardan biri herkesi indirmeye hızlıca başlarken barikat unsurları etrafımızı sardı ve minibüste kız erkek karışık olması bahanesiyle sesleri yükseldi. Minibüste küçük çocukların odluğunu söyledim ancak bu gudubet kötülükten dolayı bizi cezalandırmaya ısrar edip erkekler olarak her birimizin avuçlarına iki kırbaç vurdu” dedi. 

Yukarıdaki tanıklıklardan anlaşılacağı üzere barikatlarda çalışan “Tahrir el Şam” (El Nusra) heyeti unsurlarının problemi kadına has tüm detaylara münhasırdır. Kıyafetine yorum yapar ve yolculuğunda “Mahrem” olmasını ister. Belki de bu ve başka olaylar insanların ilk başta 

kontrolündeki barikatlardan geçmekten korktuysa konu gelişerek şehirlere de tedrici olarak basmıştır. 

El Fetih El Daevî (davet için fetih) ofisi ve ihlalleri hakkında

Kuzey Suriye’de faaliyet gösteren onlarca gruba uzanan saldırılarından önce “Heyet Tahrir el Şam” bu gruplarla “Fetih Ordusu” adı altında idlip’i ele geçiriyordu. Ancak İdlip’i kurtarmaya katılan grupların çoğu oluşumuna saldırmasından sonra bölgedeki büyük nüfuza sahip oldu. Dolayısıyla bölgenin çoğu barikatını eline alıp insanların “zalim” diye betimlediği hükümlerini dayattı. Hüküm birçok gruptan oluşmaktaydı ve “Nsura” ile “Ahrar el Şam”ın “ahlak” anlayışını uygulamaları arasında büyük farklar bulmak mümkün değildi.

Buna ek olarak insanları belli bir kanuna uymaya zorlamak, bu gibi görünümlerin görülmediği İdlip kırsalının kalanı özellikle de doğu ve güneyi aksine İdlip, Eriha ve Cisr eş Şuğur gibi büyük şehirlerin topluluklarında ancak vardı. 

Yukarıda geçen üç şehrin 2015 Mart’ta ele geçirilmesi akabinde “Heyet el Fetih Davet ve Evkaf” oluştu ve ondan “El Fetih Davet Ofisi” de çıktı. Merkezleri ana çarşılara dağıtıldı. 

Bu ofisin başındakilerin –çoğu saç ve sakalını bırakan, cübbe veya Pakistan giyesileri giyen Suriye’li şeriatçılar- Allah’ın şeriatını yeryüzüne uygulamak bahanesiyle sivil ve satıcılar her türlü kötülüğe maruz kaldı. 

İdlip şehrindeki El Fetih el Daevi Ofisi önünden geçerken “Şems”, O’nu çağıran bir ses duy du. Şems “Şam’lı olup (24 yaş) tehcir edilenlerdendir” eşiyle bazı ihtiyaçları satın almaya çıkmıştı. Sesin sahibini tanımak üzere döndüğünde ofis şeriatçılarından birinin kendisine işaret ettiğini gördü. Şems, :”Adam, eşimin yüzünü kapatmadığından kabaca azarlamaya başladı. Vacip olmadığını tartıştığımda herhangi bir tartışma kaldıramıyordu. Ondan dolayı seslerimiz yükseldi ve Şam’lı olduğum, tüm Şam ahalisinin dindarlığı az olmasından beni azarlamaya başladı.”

“İsyan ettim ve sesim yükselmeye başladı. Ondan ofisin kalan unsurları beni susturmak için müdahale etti ve daha sonra ofisi terk etmeme emretti” dediğini ekledi.

“Mahmud” (28 yaş) Şems’in tanıklığındakine mutabık bir tanıklık sunmaktadır. Aynı yerde ve aynı ofisin önünde “Mahmud” eşinin “mantosu”, ayakkabısını gösterdiğinden durduruldu. “Manto 10 cm kısaydı ve bu yüzden şeriatçı tesettürlü olmadığından yeni bir manto satın almamı emretti ve eşimin lehine ve gözünü haramdan çevirmeyen ahlaksızlar 

olarak vasıflandırdığı kişilerden eziyet görmemesi için hemen değiştirmeme nasihat etti” diyor Mahmud. 

El Fetih el Daevi Ofisi İdlip şehrinde ve özellikle şehrin ana çarşısın içinde aktiftir. Eriha, Cisr eş Şuğur, Harim ve Halep’in batısındaki Daret İzze şehir ve beldelerinde ise “El Hisbe” aktiftir. Muhtesip (erkek) ve muhtesibelerden (kadın) oluşan silahlı emniyet birimi olup yukarıdaki ofisin aynı görev ve yöntemine sahiptir. 

Şeriatçılarının dediği göre “EMR-İ Bİ'L-MA'RUF NEHY-İ ANİ'L-MÜNKER” amacı güden bu birimlerin adları birden fazladır. Ancak tüm bu birimlerin unsurlarının uygulama ve ahaliyle kendilerini üstün görerek davranma biçimiyle benzeşmektedir. Bu galiba unsur ve bu görgüsüz biçimi reddeden sivil arasında kavga ve tartışmalara meydan yol açmaktadır. Bazı durumlarda da 2016 yılının sonlarında olduğu gibi elle dövüşe gelişmektedir. Eriha şehrinin çarşısında bir kadın ile muhtesibe arasındaki tartışma bedensel dövüşe gelişerek kadının peçe giyip yüzünü örtmesi gerektiğine ısrar etmesi üzere muhtesibe darp edildi. 

Olay, emniyet mensuplarının kadınlarla davranış biçiminde bir halel olduğuna işaret etmesi yerine ahali, sonraki günlerde El Hisbe biriminde çalışan kadıların “Kalaşnikof” tüfeği taşıyıp bu gibi olayların tekrarlanması durumunda korkutmakta kullanılmak üzere kıyafetlerinin altına saklamalarına şaşırdı.

Çarşı, cadde ve barikatlarda davet ofisinin unsurlarının çokça bulunmasına rağmen meşhur yerlerin bu unsurlardan boş olduğu anlamına gelmez. Belki en ilginç görüntü “Ebu Said”in anlattığıdır. 39 yaşındaki İdlip’li adam “Ailemle her hafta akşam yemeğini İdlip şehrindeki El Nadi el Aili el Kebir lokantasında yiyordum. Başta, bazen lokantanın kapısının önünde silahlı bir unsurun durup gelenlere eşlerine peçe almalarına nasihat etmesi dışında kötü bir şey fark etmiyordum. Bu lokantaya gelenlerin artmasıyla davet unsurları da arttı ve özel hususlara müdahale etmeleri açık bir hale geldi.” Dedi. 

Olanı anlatmaya devam ederken sesinin yükselip yanaklarının kızardığı gördük. Olanlara inanamıyor gibi “Bir keresinde olan farklıydı. El Hisbe biriminden silahlı dört genç adam ve 5 kadın gördüm. Kadınları durdurup aynı notu tekrarlıyordu. Görüntü çok acı vericiydi.” Dedi.


“Seva’id el Hayır” Birimi
 
“Seva’id el Hayır” “Heyet Tahrir el Şam” içerisinde en güncel emniyet sürümüdür. Önceki birimlerden güçlendirilmiş olması dışında farkı yoktur. Bunu 2017 Temmuz ayında “Ahrar el Şam”ı yenip İdlip şehrini tamamen ele geçirmesinden sonraki Heyet’in gücüne dayanarak düzenlediği hamlelerden fark edilebilir. 

Bu birimin başında “Ebu Hüseyin el Kalamoni” olarak tanınan “Muhammed Yahya” adlı kişi ile Heyet’in “Münkeri inkâr etmek ve Allah’a davet etmek” isteyenlere kapılarının devamlı açık olduğu tekrarlayan bir grup şeriatçı kadın ve erkekler vardır. Ancak uygulanması, bu birim unsurlarının çok ihlali ışığında İdlip şehrinin ahalisi tarafından büyük bir içerlemeyle karşılandı. 

Birçok kesişen kaynaklar MSO’ya Seva’id el Hayır’ın “Tütün ve sigarayı yasaklamak, karma ve kadınların yüzlerini açmayla mücadele” amacıyla İdlip merkezde geniş kapsamlı kampanya başlattığını söyledi.

Ayrıca tütün satan onlarca dükkânı basması bu ürünün piyasalardan yok olması ve fiyatının yükselmesine neden olmuştur. Berber dükkânlarının birçok sahibi de “meşru olmayan saç modelleri” bahanesiyle ihlal ve para cezası ödemeye maruz kaldı. “Kot” giyen gençler azarlandı. Bu hadiseler zihinlere ahalinin “İslam Devleti” örgütüyle tecrübesini getirmektedir.

Ancak bu hadiselerin en meşhuru, birimin, Menekşe Derneği’nin yönettiği iç taşıma otobüslerinin şoförlerini kadın-erkek karması bahanesiyle tutuklamasıdır. “NSO” dernekten olayla ilgili daha çok detay almak için çabaladı ancak yanıt veya takip alamadık. 

Aynı birimden unsurlar karma sınırlar olması bahanesiyle geçen Şubat’ta İdlip şehrinde Pisagor dershanesini basıp bir öğretmeni darp etti. 

Tüm bunlar ahalinin hoşnutsuzluğunu zirveye çıkarmıştır. “El Kalamon’dan tehcir edilmiş genç “Fadi” “Her gün kötülük ve taciz yaşadıklarından İdlip’teki evlerini terk etmekten korktuklarını” söyler. 

30 yaşlarındaki “Muhammed” de din adına yapılan kişisel özgürlüklere baskından şilkayetini gizlemedi ve “artık dayanamayacağı içine bastırma”dan kurtulmak için yakında Türkiye’ye gitmeye azimli olduğunu vurguladı.

سوريا ادلب هيئة تحرير الشام تقييد الحريات اعتداء نازحين تعليم مضايقات جيش الفتح سواعد الخير تبغ

Bu içeriği paylaş