NSO

İRAN, KÖKLERİNİ DEYR-İ ZOR’A BÖYLE SALDI

“Şi’î” Caverî Güçleri milisinin Deyr-i Zor kırsalında El Bû-Kemal şehrinin etrafında toplanması

Yok olan imparatorluğunu yeniden oluşturmadaki projesini tamamlamak üzere son 30 yılda Deyr-i Zor, İran’ın dikkatini çeken ilk bölgelerden biri olmuştur belki.

İran’ın hedef olarak belirlemesinde en önemli rol sayılan doğudaki El Bû-Kemal şehrinin orada Irak’la sınır konumuna ek olarak El Rakka ve El Haseke illeriyle Humus ile kara sınırları aracılığıyla Suriye içerisine bağlantı noktası sayılan Deyr-i Zor ilinin stratejik konumunun önemi kimseden gizli değildir. Deyr-i Zor’u ele geçirmek İran’a 4 ülke (Irak, Suriye, Lübnan, İran) kapsayan “Şi’î Hilal” adını verdiğini sağlayan uluslararası yolunu (Tahran, Bağdat, Şam) tamamen ele geçirmesini sağlayacaktır.

Deyr-i Zor’un sahip olduğu iktisadî servetine ilaveten, hayvan ve tarım servetleri olmasını sağlayan arazilerinin verimli toprağına ek, ülke seviyesinde en büyük gaz toplama fabrikası olan “Koniko” gaz tüpü fabrikası barındırdığı gibi, il alanına dağılan onlarca petrol kuyularına da ek olarak, Suriye’nin en büyük petrol kuyusuna (El Ömer kuyusu) sahip olarak petrol ve gaz gibi yeraltı servetleriyle Suriye’nin iktisadî deposu sayılmaktadır.

Önemi yukarıdaki nedenlerden daha az olmayan bir diğer sebep de İran’ın, çoğu Şi’î olmayı reddeden Suriye aşiretleri (Deyr-i Zor, El Haseke, El Rakka, Halep) ve El Bû-Kemal ile sınır Irak’ın şehirlerindeki (Hasiyye, El Kâ’im, El Musul) diğer Sünni aşiretler arasında iletişimi kesme arzusudur. Bundan dolayıdır ki Tahran, bunu, sürekli uykusunu bölen bir tehlike addetmektedir. Irak/Suriye aşiretleri arasındaki iletişimi kesme arzusu Amerika’nın Irak’a 2003 yılında savaş açmasından sonra etkinleşmiş ve Suriye Devrimi başlamasından sonra İran’ın Suriye’ye müdahalesinden sonra da yüze çıktı. Bu, Esad rejiminden ayrılıp “SDG”ye katılan bazı unsurların aktardığı Deyr-i Zor’da bazı İran milislerinin liderlerine ait duyurulmayan açıklamalarından çıkarılmaktayken gerçekte milislerin Deyr-i Zor aşiretlerini hedef alan ve ilin en büyük aşiretlerinden biri olan “El Beggara” aşiretiyle başaran Şi’îleştirme çalışan uygulamalarından tercüme ve mülahaza edilebilmektedir.

Tüm bu ayrıcalık ve nedenler İran’ın,  Arap bölgesi ve Ortadoğu’da cümleten gerçekleştirmeye çalıştığı mezhepsel projesine hizmet edecek Deyr-i Zor’u ele geçirme hırslarını genişletmesinde katkıda bulunmuştur. İran, bu projesine hizmet etmek ve dolayısıyla o bölgede gittikçe nüfuz etmek üzere dinî ve mezhepî daveti, basit insanları mal ve nüfuz ile kandırarak “Şi’îleştirme” görevlendirmiş.


İran’ın Dolaylı İşgali

“Şi’î Hilal” oluşumuna almak üzere İran Devrimi’nden hemen sonra El Hamaney’in kurduğu Fârisî Genişleme Projesi kapsamına ülkelerin başında Suriye vardı. Deyr-i Zor’daki “Şi’îleştirme” tarihi, İran Devrimi’nin sonraki dönemde geçen yüzyılın seksenli yıllarına dayanmaktadır.

İran, ülkedeki hâkim olan “El Esad” ailesi aracılığıyla Suriye’ye ayağını basabildi ve gözlerini hızlıca Deyr-i Zor’a çevirdi. İçten topluma nüfuz etmek olan İran’ın projesini temsil eden halis Sünnî Arap aşiret karakterine sahip Deyr-i Zor toplumunu işgal etmek üzere, çalışılmış bir plan koydu. Deyr-i Zor oğullarından bölgede tanınan Deyr-i Zor aşiretlerinin birine tabi olup Der’a ilinde bir askeri birliğe gönüllü olarak katılan “Ömer El Hammda”ı kendine çekti. Geçmiş yüzyılın seksenli yıllarında (yaklaşık 1982 yılı) Şi’î mezhebine girmesinden sonra Deyr-i Zor’a gitme talimatını verdi. Bu şahıs birkaç sebepten seçilmiş; en önemlisi Esad rejimine mutlak bağımlılığı, ikincisi olarak da ayrıcalıklı stratejik ilin doğu ve batı kırsalları ortasında bir konuma sahip “Hatla” köyünde ikamet eden büyük bir aşiret oğlu olmasıdır. Böylece “El Hammad” ildeki Şi’îleştirme’nin yapı taşı haline gelmiştir.

“El Hammad” ondan sonra “Hatla”ya taşınmıştır. Mezhebe katılmak ve görevinde yardımcı olmaları için kendisine yakın kişileri davet etmesi üzerine ilk icabet eden, köyde itibarlı bir statüye sahip olan amcaoğlu ve eniştesi (Yasin El Mayuf) olup hızlıca Şi’î mezhebine girdi ve bu düşüncede yakını “Hüseyin El Reca”yı ikna etti. “El Hammad” projesinin sağladığı para ve güç, ilde projenin çekirdeği olması varsayılan adamları ikna etmeye kefildi.  

“El Mayuf” ve “El Reca”, “El Hammad”ın ortaya koyduğunu kabul etmesiyle ili Şi’î kisvesi altına almaya çalışan Tahran’ın projesinin yapı taşı oluşurken “El Hammad” Tahran ile Deyr-i Zor’un iletişim ağı durumuna geldi.

Bu aşama, fakirlik ve cahillikten şikâyet eden köy ve beldeleri şi’îleştirmekle sınırlı kalan İran’ın Deyr-i Zor’u dolaylı işgalinin aşaması sayılmaktadır. 

İran, 1982 yılından 2010 yılına kadar uzanan dönemde, fakirlik durumunda olan o köylerin oğullarını kullanarak mezhebe giren her kişiye o dönemde 150 Amerikan Doları karşılığındaki “7000” Suriye Lirası aylık maaşı ikrar etmekle Deyr-i Zor ilindeki köy ve beldeleri şi’îleştirmeyi başarmıştır. Bunu “43 yaşındaki ‘Zağir Cezire’ köyü oğullarından ‘Ebu Halid’“ bu durumu doğrulamakta ve NSO’ya: “ Köyümüzden büyük bir kısım para amacıyla mezhebini değiştirip Şi’îliği kabul etmeye koşuştu. Şi’îliği kabul eden aile reisi 2000-2010 yılları arasında aylık 7000 değerindeki aylık maaş almaktadır. İran’ın projesinin içeriği hakkında detayları bilinmemektedir.” Dedi.  

Şi’î mezhebine giren en çok bölgeler (Mihemide, El Hisan, El Hevayic, Zağir Cezire, El Sa’ve, Hamar El Ali, Hatla, Marat, El Bû-Kemal) köy ve beldeleri olup “Hüseyniyeler” kuruldu ve Şi’î ezanlar okundu. Esad rejimine tabi ilgili emniyet birim ve şubeleri tarafından kolaylık ve ayrıcalıklar sağlanırken Deyr-i Zor toplumunun uğradığı değişiklik basından gizlenmiştir.


İran ve Dolaysız İşgal

2011 yılında Suriye Devrimi başlamasıyla İran, bu halk intifadası arkasında saklı Suriye’deki çıkarları ve köklü projesine tehlike ve doğrudan olan tehdidi fark ederek Suriye’deki olaylar sahnesine giriverdi. Veliy-i Fakîh rejimine Esad ailesinin boyun eğmesiyle Suriye’ye vesayet hakkına sahip bir uluslararası oyuncu olarak Suriye sahasına kendini soktu. İran’ın attığı ilk adım 2011 yılında Suriye’ye durumu değerlendirmek ve gerekli işlemleri almak üzere İran Devrim Muhafızları’nın birinci derce askeri müsteşarlarını göndermek oldu. İran’lı General (Hüseyin Hamazanî) İran’ın Suriye’ye gönderdiklerinin başında olup Esad’ı savunmak üzere Lübnan’lı Hizbullah milisini Suriye’ye sürüklemenin sorumlusuydu. “Hamazanî” ayrıca, liderleri mezhepçilik fikrine sahip gayr-i resmî askeri güçlerden olan Ulusal Savunma milislerinin çekirdeğini oluşturmaya çalıştı ve ardından Suriye’de Şi’î kutsalları korumak adına “Kutsal Görev” bahanesiyle Irak ve Afganistan’daki Şi’î milisleri çekmeye çalıştı. İran’ın Suriye’ye çektiği Şi’î güç ve milisleri, gözleri 2012 yılından 2017 yılına kadar arazilerinin %90’ı Esad rejimi elinden ele geçirilen Deyr-i Zor’a iken Şam ve kırsallarına yoğunlaştı.

2017 yılı sonlarında Rus hava desteğiyle İran ve Şi’î milislerle Esad güçleri Deyr-i Zor’u geri almak için geniş bir hamle başlatarak İran Lübnan’lı Hizbullah ve Şi’î Haşdi Şabi ile temsil edilen kolları aracılığıyla Fırat nehrinin Deyr-i Zor ilindeki güney yakasını ele geçirdi. 

İran, tüm ağırlığını Deyr-i Zor operasyonuna koydu. General Kasım Süleymani, Deyr-i Zor’da DEAŞ karşıtı operasyonları kendi yönetti ve aralarında “El Bâkır Tugayı”, “DEAŞ Avcıları” milisi, Fatımiyyûn Tugayı”, Lübnan’lı Hizbullah, Irak’lı Hizbullah, “El Kuvve El Caveriye” milisi ve “Irak Haşdi Şabi” olduğu 10’dan fazla Şi’î milis oradaki çatışmalara katıldı. 


İran, Deyr-İ Zor’da: İhlaller Ve Savaş Suçları

Esad güçleri ve İran’lı milisler Deyr-i Zor ilinde Fırat nehrinin güneyindeki yakasını ele geçirir geçirmez, İran 30 yıl önce başlattığı projesinin fasıllarını tamamlamaya çalışarak adamlarının ildeki rollerinin etkinleştirmeye çalıştı. Başlarında İran’ın Deyr-i Zor’daki sivil uzantısını oluşturan “Yasin el Mayuf” ve “Hüseyin El Reca” vardı. Ayrıca, Deyr-i Zor’daki genç kesime kendileri ve ailelerini Şi’î milislerin hakkında uyguladığı zorunlu tutuklama ve aşağılamaktan korumak üzere, ile dağılan Şi’î milislere gönüllü olarak katılmaları amacıyla şiddet ve aşağılama yöntemlerini takip etmek ve baskı uyguladı.

Deyr-i Zor semt ve köyleri, bu yılın başında Deyr-i Zor’daki “Harabeş”, “El Kusûr” ve “El Cûra” setmleri ile El Bû-Kemal şehrinde olanlar gibi unsurlar tarafından mezhepçilik sloganlar altında hakaret ve darp etmeye maruz kalan Deyr-i Zor gençleri hakkında toplu tutuklamalar yaşadı. “NSO” görgü tanıklarıyla iletişim kurarak birçok kişinin bu semtlerdeki barikatlarda ve “Abbara” adına bir iş merkezinde müstehcen mezhepçilik sözlerle vasıflandırılarak hapse götürüldüklerini doğruladı.

Hasan (25 yaş) NSO’ya “Şi’î milisler Deyr-i Zor’daki ahaliye aşırı sert davrandı. Milislere katılmak zorunda bırakmak üzere işkence ve hakaretlerin büyük kısmı gençlere yapıldı. Milisler bunun üstüne saflarına kabul edilmeleri için mezheplerini Şi’î mezhebine değiştirme koşulunu koşmaktadır.” Dedi. 

Diğer yandan, İran Deyr-i Zor’daki bazı camilerin adını değiştirdi. El Cura semtindeki bir camii, fakirliğini kullanarak mezhebine katılmalarına boyun eğdirmek amacıyla muhtaçlara yardım dağıtım merkezine dönüştürdüğü gibi dini bir mezar haline getirmek üzere Deyr-i Zor’un doğu kırsalının çölündeki antik “Ayin Ali” bölgesinde büyük bir Hüseyniye inşa etti.


Demografik Değişim

İran, Rusya ve Esad rejiminin 2017’nin sonlarında üçlü saldırısından sonra ilin bölgeleri kendilerine uygulanan ölüm aletinden kaçmak için daha önce görülmemiş bir göç yaşadı. Esad güçleri ve Şi’î milisler boş sayılan bölgeler ele geçirdi ve bu durumdan İran yaralandı ki Irak’tan Şi’î aileler davet edip El Bû-Kemal ve Deyr-i Zor’un doğu kırsalının birkaç köyünde Esad rejimi tarafından aranan sivillere ait emlak ve mal varlıkları senetleri verdi.

“NSO” o senetlere ulaşamadı ancak bu olayları, bölgelerine düzenlenen hamleden sonra evlerini kontrol etmeye giden El Bû-Kemal ahalisinden sivillerin, evleri satın aldıklarını söyleyen 50 civarında Irak’lı aileyi bulduklarını söyleyenler aktardı.

İran ayrıca Deyr-i Zor şehrinin içinde yerleşme projesine başladı. Proje “Emlak Ofisi” sahipleri sıfatıyla Esad rejimi tarafından görevlendirilen kişiler tarafından yönetilmektedir.  Proje şehrin nehir yatağı (El Raşidiye semtinden El Nehir caddesinden geçerek El Sina’a ve Herabeş semtlerinin etraflarına kadar) üzerine uzanmaktadır. İran’lı taraflar lehine şehir ahalisinden simsarların emlak sahipleriyle istenen evin değerinin en az iki katını ödemekle teşvik ederek yürüttüğü alım satım işlemleri yoluyla gerçekleşmektedir.

El Kusûr semtinde bulunan “Ebu Tarık” El Raşidiye Semtindeki evinin satması için yaşadığı denemeyi “NSO”ya anlatarak “ Bir simsar beni aradı. Önemli bir husus için görüşmek istedi. Görüştüğümüzde 60 milyon Suriye Lirası’na (120,000 Amerikan Doları civarında) hayali bir meblağa evimi satmaya ikna etmeye çalıştı. Komşularımdan çoğu kişinin sattığını söyledi.” Dedi.

Ebu Tarık ekleyerek “Sözleri doğruydu. Birkaç gün önce bir komşum 100 metrekare olan küçük dairesini çok büyük bir meblağa, 30 milyon Suriye Lirası’na (60,000 Amerikan Doları civarı) benimle iletişim kuran aynı ofise sattığını söyledi.” Dedi.

Ekleyerek: “Kesinlikle evimi onlara satmayı reddettim. Ancak beni bekleyeni bilemiyorum. Onlar canavarlar.” Dedi.

Esad-İran’ın demografik değişim işlemlerini devam ettirmek üzere rejimin başı “Beşşar Esad” bu ayın başında belediyelerin, mülkiyetini ispat edemeyen Suriye dışındaki vatandaşların emlaklarına istila etmelerini iktiza eden bir karar çıkarttı.  

Zikretmeye değer ki Deyr-i Zor Tapu Müdürlüğü 3 yıl öncesine kadar tahrip ve yakılmaya maruz kaldı ve bu vesileyle İran Deyr-i Zor’da yerleşme işlemlerine ve geçen karar gereği vatandaşları mülkiyetini almasına yol açacak.

Karar, başkent Şam’da karar verme merkezlerine yakın kaynakların ifade ettiğine göre Esad rejiminin İran’lı 200,00 kişiye Suriye pasaportunu vermesinden sonra çıktı.

Deyr-i Zor’daki durumların nereye gideceği hakkında açık çizgiler yok gibidir. Özellikle de Amerika ve müttefikleri “Suriye Demokratik Güçleri” ilin diğer yakasında bulunurken. Ancak, hızla giden saha olayları İran’ın Deyr-i Zor’daki projesinden kolay kolay herhangi bir taraf lehine vazgeçmeyeceğine işaret etmektedir.

سوريا دير الزور ايران البوكمال الميلشيات الشيعية العراق نظام الاسد الهلال الشيعي لبنان حقول النفط عشائر قسد روسيا حزب الله الحشد الشعبي تغيير ديمغرافي

Bu içeriği paylaş