NSO

El-Haseke’de Eğitim, ideolojileştirilmiş Öğretmenler ve Öğrenciler Arasında “PYD” Partisine Çalışan Muhbirler

“PYD” partisinin kontrol bölgelerindeki dokuzuncu sınıf öğrencilerine okuttuğu tarih kitabından iki sayfa

 

Suriye’deki eğitim durumu gün geçtikçe kötüye gitmektedir. Ülke birkaç tarafın kontrolüne giren bölgelere bölünmesinden sonra her bir taraf özgün eğitim ve düşünce sistemini kontrol ettiği bölgelerde uygulamaya başlayarak egemen bu veya şu tarafın liderlerinin görüşlerine tabi “ideojileştirilmiş” bir nesil inşa etmek amacına gitmiştir.

Durum “Öz Yönetim’in eğitim bölgelerinde çok değişmemektedir; yaklaşık üç yıl önce yönetime tabi eğitim kurulu ilk ve orta öğretim için yeni müfredat tabettirip Suriye’nin kuzey ve doğusundaki kontrol bölgelerinin tamamını kapsayarak okutulmasını tedrici olarak uyguladı.

Çoğu ahali bunu, öğrenci ve öğretmenlere aynı ölçüde telkin edilen kavramlara kıyasen büyük bir sorun addetmemektedir ki sorunun derinliği iki unsurda yatmaktadır: ilki, eğitim sürecine öğretmen seçimi “Demokratik Birlik Partisi” düşüncesinin yanlısı veya en azından ona karşı olumsuz duruşu olmaması gerektirmekte ve ikincisi öğretmenin büyük kısmı ek maddi teşvikler karşılığında tedrici olarak parti birimlerine bir “istihbarata” dönüşmesidir.

Suriye Cezire bölgesindeki NSO muhabiri bu konu hakkında bazı detayları keşfetmeye çalışarak “Terbiye ve Talim Kurulu ”nu ziyaret ettiği gibi birkaç okulu dolaştı ancak karşılaştığı öğretmenlerin çoğunun açıklama yapma korkusu gibi bir kısım zorluklarla karşılaştı. Açıklama yapanlar ise adlarının anılmaması konusunda hatırlatmaya gayret gösterdi. Bundan dolayı “NSO” gerçek isimleri gizlemek zorunda kalacak ve takma isimler kullanacaktır.

 

Dersler Öğrencilerden Önce Öğretmenlere 

Öğretmenler öğretmenlik mesleğine başlamadan Demokratik Birlik Partisi kontrolündeki bölgelerin geneline dağılan akademiler aracılığıyla ilk önce “ Kürdistan Birlik Partisi kurucusu “Abdullah Öcalan’ın” başarı ve fikirleri, bu fikirlerin öğrencilere eğitim verme sürecinde nasıl kullanılması gerektiği hakkında derslere katılmakta ve askeri ilke sayılan “meşru müdafaa” ilkesi de anlatılmaktadır. El-Haseke’deki “Aziz Arap” akademisi bu akademilerden biri olup parti yandaşlarının dediğine göre öğretmenlere “Felsefi Ve Kültürleme İlkesi” inşa etmek için kurulmuştur.

“Ramiz” öğretmen “NSO” ya “Aziz Arap” akademisindeki tecrübesinden bahsetti ve geçen yıl oraya girdiğinde refakatinde yüksek ve orta öğretim diplomaları olan otuz öğretmen olduğunu söyledi.

Ramiz “kod ad Cahit yaşlı bir adam olmasına şaşırdık. Konferansları veren O idi. Öcalan’ın yakın arkadaşı olduğunu sürekli tekrarlamakta” ve akabinde “Cahit her gün farklı bir araçla gelirdi. Refakatinde çok sayıda koruma vardı. Bize uzun uzun partinin yüce ilkeleri, demokratik bir millete ulaşana kadar verdiği fedakârlıklar ve bu fedakârlıkları daha küçük nesillere aktarmak yoluyla devam ettirmek gerektiğini anlatırdı.“ dedi.

“Öcalan” ve öğrencilere aktarmaları istenilen portre hakkında muhabirimize anlatırken “Ramiz”in gözleri genişledi, yüce mesajlar sahibi ve peygamber gibi olduğunu söyledi ve çoğu arkadaşının buna gerçekten de kani olduğunu ekledi. 

Ancak üç diğer öğretmen muhabire gizlice, akademide olanların duygularına itimat etmek yerine aklını tercih edip biraz düşünebilenleri değiştirmez ki kendileri kursa katıldıkları ve yararı olmadığını bulduklarını söyledi.

“İmad” öğretmen arkadaş ve tanıdıkları arasında İslami bir fikre bağlı olmasıyla tanınmaktaydı; sürekli onlarla girdiği tartışma ve diyaloglar aracılığıyla inandıklarına ikna etmeye çalışırdı ancak akademideki kursa katıldıktan sonra tamamen değişti.

Bir arkadaşı “şimdiki tüm meşgalesi insanlara halkları zulümden kurtarmaya çalışan Demokratik Birlik Partisi’nin insanî hedeflerini tanıtmak” söylerken arkadaşları O’na daha önce bu düşüncelerin karşıtı olduğunu söylediklerinde “önceden gerçeği tam anlayamadığı” yanıtını verirdi.

“Hani” öğretmen muhabirin bilgi alabildiği ikinci örnek idi ki ünlü bir kabileye tabi bir öğretmendir. Kabilesi muhafazakârlık ve kadının baş ve yüz kapalı görünmesi gibi toplumun belirlediği standartlarda taviz vermemesiyle bilinir ancak bu kısıtlamalardan tecerrüt edip kendisinin de dediği gibi “düşüncesi açık” oldu ve mükâfat olarak kız kardeşinin de öğretmen olarak atanması oldu. O da hemen başörtüsünü çıkarttı. 

 

Muallimler Mi “Muhbirler” Mi ?!

Akademideki öğretmenlik kursu bittiğinde faal olanlara gizli vazife verilmektedir. O da Demokratik Birlik Partisi’ne tabi istihbarat birimlerine bağlanmalarıdır. “Ramiz” partinin düşünce eri olması teklifi aldığı, terbiye kurulunda idari makam ve ek maaşla teşvik ettikleri, nüfuzunu kullanıp yeterlilikleri olmasa da akrabalarını göreve alabileceğini söylediklerini ancak kendisinin bu görevi eda etmeye ehil olmaması şeklinde mazeret gösterdiğini söyledi. 

“Cemil” öğretmen de aynı nokta ve bilgilerde “Ramiz” öğretmene katılır. “Sâlim” adında parti istihbaratına tabi bir kişinin El-Haseke’deki El-Yarubiye bölgesinde aktif olduğu, öğretmenlere gizli iş bi

Diğer dört öğretmen de teklifleri reddettiklerine işaret ederek “teklifi kabul eden öğretmenlerin ortaya çıkmış olduğu ve aralarında tanındığını” ekledi. Tüm bunlardan maksadın ne olduğunu sorduğumuzda partinin “öğrencilerden oluşan nesillere hükmetmek küçüklüklerinden beri kavramlarını yerleştirmek ve bunun için katılımcı takipçilerin olması gerektiği” nedenine bağladı.

 

“Öz Yönetim”İn Eğitim Metodu Ve Bölgedeki Hareketlenmeleri

Yaklaşık 4 yıl önce Öz Yönetim kontrolündeki bölgelere özgün bir müfredat çıkarttı ama ahali tarafından hoş karşılanmayıp yeni müfredattan rahatsız duyduklarını ifade etti. Sadece milliyetçi ayırım uygulamasından değil içeriğinin üniversiteden ancak mezun öğrenciler tarafından hazırlanmasındandır.

Protestolar “Öz Yönetim” deki Terbiye ve Talim Kurulu’nun ilköğretim öğrencilerinin resmi sicillerini iptal ederek belgeler sunmasına ve ona özgün form ve dosyalar doldurmalarına mecbur ederek Esad rejiminin hükümetindeki eğitim bakanlığının eski sicillerini silmesinden sonra art arda gelmiştir.
 
Ondan sonra yeni eğitim-öğretim programını silah zoruyla uygulamaya devam ederek Halep’in kuzey kırsalındaki Meramin Okulu ve Ğuveran semtindeki okullar gibi kabul etmeyen okulları kapattırdı ve böylece kontrolü altındaki bölgelerin tüm okulları yeni programı uygular hale geldi. Kamışlı ve el-Haseke’deki rejim kontrolü altındaki noktalar hariç.
2017 yılının haziran ayında da el-Haseke ve kırsalındaki tüm sınıfların özel dershanelerini kapatma kararı çıkarttı.

Bölge ahalisi bunu eğitim sürecine “egemenlik” adımı olarak gördü. İdare ettiği okullar olsun veya hâlihazırdaki 2017-2018 eğitim-öğretim yılında uygulamaya koyacağı eğitim-öğretim programları olsun.
 
El-Haseke’deki gösteriler birbirini takip ederek “Ğuveran” ve “Naşve” semtlerindeki öğretmenler yeni programı kınayarak okulların Esad rejimi gibi tanınırlığı olan başka bir cihete tabi olmasını istemeleri Öz Yönetim’in öğretmen ve okul müdürlerinin tutuklanarak susma ve kışkırtmamak üzerine taahhüt yazmalarına mecbur etmesine neden oldu.

Ortaokulların birinde yirmi yıldan fazla süredir öğretmen olan “Halid” “NSO” ya “Yeni bir eğitim-öğretim programı hazırlamak kolay bir iş değildir. Uzman kişilere ihtiyaç vardır. Müelliflerin de yüksek tahsil almış olması gerekir. Tabii ki sonuçta tek değil bir grup akademisyenlerle birlikte telif edecektir.” Dedi.

Ekleyerek “Öz Yönetim müfredatını incelediğinizde geçen yedi yıl içerisinde mezun olan 25-30 yaş arası gençler olan Talal el-Müşerrif, Riyad el-Müşerrif, Beşşar el-Fellah ve Muvaffak el-Heribed’in adlarını göreceksiniz. Yeni müfredat telif etmeleri genç ve çocuklara zarar vermektedir.” Dedi.

“Reşid” öğretmen ise bir neslin tamamının yıkılmak üzere olduğunu görmektedir. Müfredatın kötü olmasından değil sadece Öz Yönetim’in öğrencilere verdiği diplomaların gerek Suriye’de gerek Suriye'nin dışında tanınırlığı olmamasındandır. Bunu “bir neslin tamamını ilim ve fikirden uzak dar bir alana koyarak sonraki aşamada parti saflarına katılmaya hazır olması için” planlı ve çalışılmış bir mesele olduğunu da görmektedir.
 


Bu içeriği paylaş